Gribe karşı etkili
Posted on Kasım 30, 2008 | Comments 0
Soğuk algınlığı ve gribe karşı çok etkilidir. Akneye karşı da çok etkili bir mineraldir.
Fakat çinkonun yararları bununla bitmiyor. Hücre yenilenmesinde payı olduğu için cildi de güzelleştirir. El tırnaklarını sertleştirir ve saçı kuvvetlendirir, nörodermitisi ve uçukları hafifletir. Âdet görme ağrılarını hafifletmesini, kısırlığa karşı etkili olmasını da diğer özellikleri arasında sayabiliriz. Amalgam gibi ağır metalleri de vücuttan atar.
Çinkoya olan ihtiyacımız birçok faktöre bağlıdır. Çocukların ve gençlerin yetişkinlere oranla daha az ihtiyacı vardır. Stresli tiplerin de sakin kişilere oranla ihtiyaçları daha fazladır. Prensip olarak ise kadınların çinkoya olan ihtiyacı erkeklerden daha fazla değildir.
Enfeksiyonlara karşı zayıf olma çinko azlığının en önemli belirtisidir. Çocuklarda öğrenme yeteneğinin sınırlı olması, büyümedeki aksaklıklar, saç dökülmesi, kısırlık, soğuk eller ve ayaklar, tat alma duygusunun sınırlı olması, tırnaklarda beyaz lekeler de çinko azlığının belirtileridir.
Posted in: Vitaminler
Bağışıklık sistemimizin yardımcısı: ÇİNKO
Posted on Kasım 30, 2008 | Comments 0
Çinko eksikliği, en sık gözlenen mineral eksikliklerinden biri olmakla birlikte üzerinde en az durulanlardan birisidir
Posted in: Vitaminler
Dondurma
Posted on Kasım 30, 2008 | Comments 0
Hem çocuklar hem yetişkinler için sağlıklı bir tatlıdır. Kalsiyum, fosfor, magnezyum, B2, A, C, D ve E vitamini içerir. 100 gr dondurmada, 135 mg kalsiyum bulunur. 100 gr çikolata 528 kaloriye eşitken, 100 gr meyveli dondurma sadece 160-180 kaloridir, kaymaklısı ise 200-250 kaloridir. İçerdiği süt insülin dengesini sağlarken, kalsiyum da kemik sağlığını korur. Süt ve yoğurttan sonra en iyi kalsiyum kaynağıdır. 1 porsiyon meyvenizin üzerine (örnegin vişne) 1 top dondurma ilave ederek afiyetle tatlı ve ekşi karışımı tatlınızı tüketebilirsiniz.
Posted in: Vitaminler
Vişne ve ekşi erik
Posted on Kasım 30, 2008 | Comments 0
Yaz aylarında formumuzu korumak için özen gösterirken abur cubur ve değişik tatlara olan isteğimizi denetleyebiliriz. Her şeyden önce abur cubur tarzı atıştırmaları önlemek için öğün atlamamak çok önemli. Çünkü atlanan her öğünden, bir sonraki öğüne kadar çok acıkacaksınız ve karşınıza çıkan her yemeği zararlı zararsız, fazla az demeden tüketeceksiniz. Bu nedenle sık ama az az beslenmeli ve abur cubur yerine sebze (domates, salatalık, marul) ve meyve (ekşi tatları nedeniyle kan şekerini daha yavaş yükselttiği için yeşil erik ve vişne), kepekli ekmekle peynir, ağır tatlılar yerine sütlü ve meyveli tatlılar tercih edilebilir.
Posted in: Vitaminler
Acı tat
Posted on Kasım 30, 2008 | Comments 0
Acı tat ise besinlerde bulunan ve acılık veren bazı maddeler (kafein, naringin vb.) sayesinde oluşmaktadır.
Posted in: Vitaminler
Tatlı tat
Posted on Kasım 30, 2008 | Comments 0
Tatlı tadın direk olarak şekerle ilgili olduğu düşünülür. Hâlbuki şekerin dışında da lezzetli tat veren ve gıda sektöründe kullanılan birçok madde vardır. Tatlılıktan sorumlu AH/B ve araştırmalarla da ortaya çıkarılmış X adı verilen 3 yapı bulunmaktadır.
Posted in: Vitaminler
Tuzlu tat
Posted on Kasım 30, 2008 | Comments 0
Tuzlu tat ise sofra tuzunun esas yapısı olan (NaCl) gibi tuzlar tarafından meydana getirilir. Sofra tuzu “saf tuzlu” tat olarak tanımlanan tek tuzdur. Yemek tuzu yerine kullanılan diğer tuzlar insanda karışık bir his uyandırır.
Posted in: Vitaminler
Ekşi tat
Posted on Kasım 30, 2008 | Comments 0
Ekşi tat aslında besinlerdeki asitlerin oluşturduğu hidrojen iyonları nedeni ile oluşur. Meyveler, içecekler ve işlenmiş bir çok besinde ekşi tat, içerdiği sitrik asit, laktik asit vb asitler sayesinde oluşmaktadır.
Posted in: Vitaminler
