Akupunkturla Zayıflama

Akupunktur, derin doku ve organlardaki ağrıyı ortadan kaldırma amacıyla deri üzerinden belirli noktalara çok ince altın, çelik veya gümüş iğneler sokulmasıdır. Bu esasa dayanan ve yakın zamanlarda başta Avrupa olmak üzere yaygın rağbet kazanan yaklaşık 5000 yıldan beridir Çin’de uygulanan bir tedavi usulüdür. Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) tarafından 1979 tarihinden onaylanmakla birlikte başta Avrupa olmak üzere artık dünyanın her yerinde uygulanır duruma geldi. Akupunktur ile tedavi Türkiye’de ilk kez 29.05.1991 tarihinden Bakanlar Kurulu Kararı ile yasal bir zemine oturtularak kabul edilmiştir. Türkiye’de Akupunktura her geçen gün ilgi daha gelişerek artmaktadır. Ancak henüz Tıp Fakültelerimizde eğitim müfredatına alınmamıştır.

Vücut akupunkturun yanı sıra en yaygın kullanılan diğer akupunktur türleri ise, mikroorganizma üzerinde etki yapan kulak, baş, el akupunkturudur. Kulak akupunkturu bugün modern tıbbın içinde bu denli yer almasına ve yaygın olarak kullanmasını Fransız Dr. Nogier’e borçluyuz. Dr. Nogier kulakda tüm organların refleks zonları olduğunu tespit eden ve vücudun kulak kepçesinde yayıldığını göstermiştir. Refleks noktaları sistemi sayesinde organlarda bulunan herhangi bir hasarı tespit etmek olanaklı olmuştur.

Kulak akupunkturu klinik bir tedavi ve tanı koyma metodudur. Diğer bir adıyla mikrosistem olarak da adlandırılmaktadır. Organizmanın gerek mekanik ve gerekse elektromagnetik dalgalar karşısında reaksiyonlarını takip eden ve ölçen, kaynağını bilimsel olarak 1982 yıllından beri fotoperzepsiyon tekniği ile kanıtlamıştır.

Akupunktur tedavisi yalnızca bir zayıflama metodu olarak algılanmamalıdır.

Yapılan bu tedavi yöntemi ile kulak kepçesinde bulunan hassas noktalar tespit ediliyor ve bu noktalara metal iğneler batırtılarak (iğneden çekinen ve korkan hastalarda lazer ile tedavi yapılmaktadır) tedaviye başlanır. Akupunktur seansının akıbetinde kulak kepçenizden tespit edilen bu noktalara kalıcı iğneler, bilye veya bitki kökleri takılmaktadır. Yine iğneye karşı çekinmeleri olan hastalarımıza kalıcı iğne yerine bitki kökleri yapıştırılmaktadır.

Yapılan akupunkturun bu uyarısı ile açlık ve iştah hissiniz frenlenecek, sinir sisteminiz yatışacak, metabolizmanız artacak ve organizmanın kendi kendine olan kontrolü artırılacakdır.

Kulak kepçenize takılmış olan flasterlerin altında metal iğne , manyetik bilye veya bitki kökü bulunmaktadır. Banyo yaparken flasterlerin çıkmamasına dikkat edin ve kulaklarınızı ovuşturmayın. Açlık hissini daha iyi bastırabilmek için size bazı önerilerimiz olacak. Bunlar başlıca ; diyete başladığınız zaman tatlı gıdalara karşı özlem duyulur. Bu olağanüstü isteği bastırmak için size beş öneride bulunacağım:

  • Açlık hissini duyar duymaz hemen bir şeyler atıştırmaya kalkmayın ve on dakika bekleyiniz. Belki bu süre içinde ortaya çıkan o açlık arzusunun önüne geçmiş veya açlık durumunuz herhangi bir gıda almadan da azalmış olacaktır.
  • Bu durumda hemen bir bardak su içiniz. Mideniz dolduğunda doyma refleksi sayesinde açlık hissinizi kandırmış olacaksınız. Mide dolduğu için açlığı daha iyi tolere edebilirsiniz.
  • Yanınızda limon varsa bir dilim kesip suyunu içiniz. İçilen bir limon açlık hissini azaltacaktır.
  • Büyük öğünler yerine daha sık aralıklarla az gıda yiyiniz. Doyma hissi beyinde kontrol edilen bir merkez sayesinde olmaktadır. Ara öğünleri zevk alarak bekleyiniz.
  • Açlık hissinden uzak durmanın diğer bir şekli ise hareket halinde olmaktır. Sadece kalorinin sınırlanması ile olan bir diyet uzun vadede başarılı olamaz. Onun için kalorinin sınırlanmasının yanı sıra aynı zamanda egzersiz yapmak ve hareket halinde olmak bir o kadar önemlidir. Hareketlilik paralelinde verilen kilolar kalıcı olarak verilmiş olan kilolardır.
  • Akupunkturun zayıflama sırasında oluşturduğu önemi beyinde bulunan iştah merkezinin kontrol altına alınmasıdır. Buna kısaca açlığa tahammül edebilme de diyebiliriz. Kulak kepçenize takılan iğneler sizin daha az acıkmanızı, acıksanız dahi az yemekle daha rahat doyabilmenizi sağlar. İğneler sayesinde iştah merkeziniz dengeli bir şekilde kontrol altına alınacaktır. Aşırı yemek yeme alışkanlığınızın azaldığını, sinirlilik halinin ortadan kalktığını, açlık nedeni ile oluşabilecek mide yanması ve ekşimesi olmadığını gözlemliyeceksiniz. Ayrıca akupunktur sayesinde tedavi süresince tansiyon düşüklüğü ve halsizlik gibi şikayetler de olmamaktadır. Kısacası akupunktur tedavisinde açlığa bağlı olarak ortaya çıkması beklenen şikayetler olmaksızın kolayca ve hiç sıkılmaksızın kilo verebilirsiniz. Akupunktur tedavisinin diğer yöntemlere üstünlüğü vücuda hiç zarar vermeksizin tedavi etme yöntemidir.

    Tokluk hissiniz için takılan iğnelerinizi haftada bir değiştirmek gerekmektedir, çünkü bir hafta içinde bu etki kaybolmaktadır. Ağırlık kontrolü haftada bir yapılmaktadır.

    Add Comment