Tokluk Hissi veren yiyecekler

Karbonhidratların sağlıklı beslenme planında nasıl kullanılacağı yıllar boyu tartışma konusu olmuştur. 20 yıldır yapılan beslenme araştırmalarına bakıldığında; yağdan fakir, kompleks karbonhidrattan zengin beslenmenin kalp hastalıkları, şeker hastalığı ve şişmanlığın oluşumunu önlemede önemli bir yol olduğun yaygın bir şekilde vurgulandığını gördüm. Ancak toplumlar diyetlerinde yağı azaltmalarına rağmen kalp hastalıklarının artmasında sadece beslenme değil farklı nedenlerin olabileceği düşüncesindeyim. Cinsiyet, yaş, fiziksel aktivite durumu, genetik faktörlerin dışında toplumların basit karbonhidrat alımlarında aşırı tüketimlerinin kalp hastalıkları, diyabet ve şişmanlık için risk oluşturduğu da bir gerçek. Bu nedenle karbonhidratların sağlıklı beslenmede yeri tartışılmaz önemli. Bu araştırmalar ve bilim merakı farklı karbonhidrat kaynakları tüketiminin farklı kan şekeri düzeylerinin kavranılması ile Glisemik İndeks kavramı ön plana çıktı. İlk önce sadece şeker hastaları için düşünülen bu indeks, daha sonraları kardiyovasküler hastalıklar ve şişmanlığın önlenmesinde ve tedavisinde de etkin olduğu görülünce sağlıklı beslenme stratejileri ile beraber anlatılmaya başlandı.

2002 yılında ilk defa Avusturalya besin etiketlerinde besinin Glisemik
İndeks değerlerini etiketleyerek bir ilke imza atmıştır. Amacı
insanları daha bilinçli besin seçimine yönlendirmektir.

Glisemik İndeks (Gİ) yenilen herhangi bir besinin kan şekerini
yükseltme yeteneğine denir. Tükettiğiniz besin kan şekerini ne kadar
uzun zamanda ve az miktarda yükseltiyorsa besinin Gİ düşük denir. Gİ
düşük besinler bireylerin daha uzun süre tok kalmalarını sağlarlar.
Ancak besinin Gİ değerini etkileyen birçok etken bulunmaktadır. Besinin
içerisindeki nişasta miktarı, posa türü, pişirme ve hazırlama şekli,
protein ve yağ miktarı gibi… Besinlerin pişirilme şekli, nişasta
içeriği, protein ve yağ içeriği, lif içeriği, hazırlama şekli glisemik
indeksi etkilemektedir.

Pişirme şekli: Örneğin karbonhidrat içeriği yüksek olan
patatesi haşlarken oluşan glisemik yanıt fırınlanmış patatese göre daha
yüksektir. Bu nedenle besinleri fırınlayarak tüketiniz!

Nişasta içeriği: Kurubaklagiller, tam taneli tahıllar
(pirinç, buğday, mısır vb…) makarna, kuskus, muz, ekmek yüksek oranda
nişasta içerirler ve glisemik indeksleri düşüktür. Saflaştırılmış ve
basit şeker içeren besinlerden kaçının.

Protein-yağ içeriği: Besindeki protein ve yağ miktarı
besinin mideden boşalımını geciktirir ve glisemik yanıta cevabı da
düşük olur. Örneğin yağlı sütler light süte oranla daha düşük glisemik
yanıt verirler.

Lif içeriği: Besinin posa içeriği arttıkça sindirimi
geçikir ve glisemik yanıtı da düşük olur. Kepekli besinlerin
saflaştırılmış besinlere oranla glisemik indeksleri düşüktür. Örneğin,
kepekli ekmek, çavdar ekmeği, kepekli pirinç, kepekli spagetti, kuru
fasülye, mercimek, nohut, soya fasülyesi, iç bakla, elma, greyfurt,
portakal, şeftali. Besinin lifinden yararlanmak istiyorsanız
kabuklarını soymadan tüketiniz.

Hazırlama şekli: Yine besinleri parçacıklar, püre, suları
çıkartılarak tüketmek glisemik yanıtı arttırır. Meyveleri suyu yerine
bütün olarak tüketmek, patatesi püre yerine fırınlayarak bütün
tüketmek, makarnaları küçük parça yerine (boru, kelebek, spiral)
spagetti olarak tüketmek glisemik indeksi düşürür ve daha kolay kilo
vermenize yardımcı olur.

Not: Besinleri tüketirken bütün halde tüketin, parçalara ayırmayın.
Besinleri pişirirken mümkün olduğunca besinin kendi suyu veya çok az su
ile düdüklü tencere veya buharda pişirin.

Gİ etkileyen birçok etken olsa dahi, beyaz ekmek veya şekerin kan
şekerini yükseltme düzeyi temel alınarak hangi besin ne kadar değerli
olduğunu bilmek hiç de zor değil. Aşağıda bulunan tabloda besinlerin
glisemik indeks değerlerini göreceksiniz. Gİ 60 ve altındaki besinleri
tercih ederseniz kan şekerinizi daha normal sınırlarda ve daha uzun
süre tutarak acıkmanızı engellemiş olursunuz.

EKMEK ADI GLİSEMİK İNDEKS

Beyaz ekmek 100

Tam taneli buğday ekmeği 93

Yulaf ekmeği 93

Buğday ekmeği 73

Arpa ekmeği 58

Çavdar ekmeği 54

BESİN ADI GLİSEMİK ENDEKS

Glukoz, Beyaz ekmek 100

Tam buğday ekmeği, Kuru üzüm, Yulaf ekmeği 90

Pirinç, Yulaf lapası, Patates 80

Muz, Kepekli kahvaltılık tahıl gevreği, Krakerler 70

Portakal suyu, Kuru fasulye, Spagetti 60

Yoğurt, Elma, Çavdar ekmeği, Arpa ekmeği 50

Yağsız süt, Şeftali, Portakal 40

Kakaolu süt 35

Tam süt, greyfurt 25.
Glisemik endeksi düşük besinler: Sürekli acıkıyor ve bunun önüne geçmek istiyorsanız, glisemik endeksi düşük besinleri tüketmelisiniz. Glisemik endeks, yenilen herhangi bir besinin kan şekerini yükseltme yeteneğidir. Tükettiğiniz besin, kan şekerini ne kadar uzun zamanda ve az miktarda yükseltiyorsa, glisemik endeksinin düşük olduğunu belirtir. Bu besinler, bireyin daha uzun süre tok kalmasını sağlar.

Karbonhidratlar: Karbonhidratlar kepek, buğday gibi tahıl ürünlerinde, sebze ve meyvelerde bulunur. İçeriğindeki lifler, sindirim sistemini harekete geçirir. Ayrıca bu besinler insanı tok tutarak açlık hissini engeller.

Triptofan: Proteinlerin büyük bir bölümünde bulunan bir çeşit aminoasittir. Triptofan, vücutta serotoninin oluşmasında ve hücrelere taşınmasında önemli bir görev alır. Serotonin ise iştah etkisini azaltır. Özellikle muz, avokado, yulaf ve peynirde bulunur.

Krom: Krom vücuda insülin dengesini korur. Bu denge kan şekerinin düşmemesini veya azalmaması açısından çok önemlidir. Kan şekerinin düşmesi açlığa yol açar. Krom ihtiyacınızı karşılamak için fındık, ceviz gibi kabuklu yemişler ve tahıl ürünleri yemek gerekir.

Albümin: Bir tür taşıyıcı proteindir. Can sıkıntısını giderir ve iştahı kapar. Bu protein, triptofanı oluşturarak beyine taşır ve serotonin üretimini arttırır. Bezelye, fıstık ve fasulyede bulunur.

Fruktoz: Meyvelerden elde edilen doğal şekerdir. Fruktoz kan şekeri dengesini kesinlikle etkilemez. Ayrıca yemek sonrası tatlı ihtiyacı duymanızı engeller. Çilek ve bal früktozun kaynağıdır.

İyot: Tiroid hormonlarının yapımı için gereklidir. Açlık duygusunu engeller. Balık, iyotlu tuz ve soğanda bulunur.

Add Comment