Zayıflamak istiyorum ama olmuyor nasıl acilen diyet ile zayıflayabilirim

Zayıflamak istiyorum ama acilen diye uyandığım bir sabahı hatırlıyorum. Bu sefer her ne pahasına olursa olsun şu kahrolası fazla kilolardan kurtulmanın zamanı gelmişti. Sonra tartıya çıkarak ibrede tamı tamına 85 kiloyu gördüğümde içimden bir daha mırıldandım. Evet kesinlikle zayıflamak isyiyorum. Hemen internette uygun bir diyet formülü aramaya başladım.  Ancak diyeti uyguladığımın 3. günü ağır ağır irademi kaybederek diyet reçetesinin dışına çıkmaya başladım. 4. gün akşam vakti misafirliğe gittiğimizde ise ne bulduysam yemiş ve diyeti unutmuştum. Eve geldiğimizde uyku bastırmıştı. Başımı yastığa koyduğumda içimde büyük bir pişmanlıkla Zayıflamak istiyorum diye mırıldandım ve ertesi gün diyet masal hikaye olmuştu.

Yukarıdaki hikayeyi eminim tüm zayıflamak isteyenler en az bir kez yaşamıştır. Bu konuda yalnız olmadığınızdan emin olun. Zayıflamak öyle kolay bir şey değildir. Şayet kolay olsaydı herkes kolayca zayıflardı ve çevremizde kilolu kimseyi göremezdik. Peki bizleri zayıflamaya iten bu güdü nedir. Neden zayıflamak istiyoruz. Zayıflık ve şişmanlık neyin sembolüdür. İmajın ve görünümün bu denli etkili olduğu günümüz dünyasında insanlar neden Zayıflamak İstiyorum nidalarıyla sessiz çığlıklar atarlar? Şimdi kısaca bunlara bi değinelim.

Zayıflama

Bir zamanlar şişmanlık bir semboldü. Ne sembolü diyeceksiniz elbette; zenginliğin sembolü. Bu nasıl mı oluyor? Eskiden, özellikle batıda, açlık ve fakirlik boy gösteriyordu. Orta halli insanlar bile kendini zor doyuracak bir hale gelmişti. Zengin insanlar ise sürekli yiyor ve şişmanlıyordu. O zamanlarda şişman olmak, aslında zengin olmak anlamına geliyordu. Şu an Afrika kıtasında birçok ülkede hala bu sembol geçerlidir. Açlık başını alıp gittiğinden, şişman insanlar zengin olarak görülüyor. Zayıflamak istiyorum diyen biri göremezsiniz ne o zamanın Avrupasında, ne bu zamanın Afrikasında.

Günümüzde Amerika ülkesi ve Avrupa ülkelerinde ise insanların geçim durumları iyi. Hızlı sanayileşen ve zenginleşen bu ülkelerde ise, özellikle Amerika’da şişman insan sayısı fazla. Bu durumda da şişmanlığın bir göstergeselliği kalmıyor. Yani günümüzde şişman insan, zengin insan anlamına gelmiyor. Hal böyle olunca ekonomik gücü yüksek toplumlar, eski statüsel düşüncesini bir kenara bırakıp, zayıflamak için adımlar atmaya başlıyor.

Şişmanlığını kaybetmekle kalmayıp son 20-30 yılda, birçok hastalığın sebebinin (diyabet, tansiyon, kolesterol vb..) aşırı beslenmeyle alakalı olduğunu anlayan bu insanlar, sonuç itibariyle fikrini değiştirdi. Şişmanlık hastalıkların başı olmakla beraber, obezite adında, başlı başına bir hastalık haline dönüştü. Şimdi insanlar Zayıflamak  istiyorum diye haykırıyor.

Zayıflamak sadece bir imaj meselesi değil aynı zamanda sağlık sorunudur. Aşırı kiloların vücudu nasıl etki ettiğini kısaca izah edecek olursak,  insan vücudundaki yağ dokusu, enerji deposudur. Ayrıca metabolizma ile alışveriş halindedir ve vücut üzerinde kimsyasal maddeler üreten bir dokudur. Yağ dokusu normal olduğunda vücut için hayati bir enerji deposu olarak görev görmektedir. Özkütlesi sudan daha düşük olduğu için aslen hafif olan yağ, vücuttaki miktarı arttığında vücudun çalışma sistemini bozan uyarıcı kimyasalları üretmeye başlıyor. Ayrıca su 100 santigrat derecede donarken, yağ ise (ayçiçek yağı vb.) 17-18 derecede donar. Bu bağlamda çok yeme ve bunun sonucunda besinlerden alınan yağ kimyasal madde üretmekle kalmayıp, düşük derecede donduğu için damarları da tıkıyor. (yağı ve suyu buzdolabının, derin dondurucu kısımları dışına koyarak gözlemleyebilirsiniz)

Bilim alanında bunlar yaşanırken, bayanlar da geride kalmadı ve “ben de zayıflamak istiyorum” diyerek “sıfır beden” kavramı oluşturdu. Şişmanlığın bir önemi ve güzelliği kalmayınca bayanlar, statü kazanmak ve güzel gözükmek için farklı bir yol izledi ve sağlıklı olmayı istedi. Sağlıklı ve güzel, ikisi nasıl bir arada yürüyor yada yürür bu da belirsiz.

Nasıl şişmanladığımıza gelince; karbonhidrat ve yağ bakımından zengin bir sürü yiyecek var. Atıştırmalık (halk dilinde abur cubur) ve ikramlık yiyecekler, bunlara hemen her yerde ulaşılıyor. Bu da bizim şişman olmamıza neden oluyor. Nedenler sıralamakla bitmez. Veya az ama sık sık yiyelim diyoruz. Günde 3 öğün yiyelim diyoruz. Ama hep yiyelim kelimesi geçiyor ve kilo alınca da bu kelime yerini “Zayıflamak istiyorum” kelimesine bırakıyor.

Ya da bir takım mucize kapsüllere umut bağlıyoruz. Yiyoruz içiyoruz, spor yapmıyoruz, hareket dahi etmiyoruz. Sonra para veriyoruz kapsüle, o da bizi incecik yapıyor. Bayanlar ipince belli, fıstık gibi oluyor; erkekler de filinta gibi :) Yanlış biliyorsunuz, kapsülün yaptığı sadece “para veriyoruz” kısmına karşılık geliyor. Ya da şöyle diyeyim “paranızı direk çöpe atabilirsiniz”. Çünkü bu kapsüller, haplar, zerzavatlar; egzersiz de yapan, beslenmesine dikkat de eden kimseler için, tok tutucu takviyelerdir. Aslında işe yararlar, ama sizin düşündüğünüz gibi “mucizevi değildirler”.

Çok az miktarda doğal gıdada, yine çok az miktarda bulunabilen fruktoz, günümüzde neredeyse tüm hazır ürünlerin içine girmiş durumda. Fruktozun tehdit edici bir madde olduğu artık ispatlanmıştır. Normal beslenmemiz dışında, tükettiğimiz kalori miktarı çok yüksek. Doğru dürüst hareket etmiyor, egzersiz yapmıyor ve kaslarımızı neredeyse hiç kullanmıyoruz. Ama zayıflamak istiyoruz. Bu nasıl olacak gerçekten çok merak edilen bir konu.

Yıllar önce bi statü olan şişmanlığın artık amansız bir hastalık olduğu kesin olarak biliniyor. Sadece zenginlerle fakirleri değil çocukları da yakından etkileyen bu şişmanlık, gelecek için büyük bir tehlike oluşturuyor. Amerikada şu anda yetişen nesil, ömrü uzayan sağlıklı neslin son bulmak üzere olan hali. Ebeveynleri kadar yaşama şansı bulamayacak bir nesil yetişiyor yani ve bunun bir çözümü yok. İlaçlarla tedavisi şu anlık mümkün değil.

Şişmanlığa en iyi çözüm ise zayıflamak değil, hiç zayıflamamış olmak. Beslenmenize dikkat edip zayıflayacaksınız, ama sizden sonrakileri düşünüyorsanız, hiç şişmanlamasınlar. İnsan ömrünü uzatan faaliyet, az yemek yani diğer bir deyişle “kaloriden kısmak”tır. Tek çözüm budur, siz siz olun şişman değilseniz kendinize çok iyi bakın ve sağlıklı beslenin. Üstüne basa basa böyle bir yazı yazdıysak, bilin ki gerçekten vardır birşeyler…

499 Yorum

  1. yasemin 13 Ekim 2015
  2. kübra 08 Eylül 2014
  3. diyet 14 Eylül 2012
  4. diyetler 14 Eylül 2012
  5. Sinem 30 Temmuz 2012
  6. betüş 10 Temmuz 2012
  7. seyma 12 Mayıs 2012
  8. eylül 11 Mayıs 2012
  9. seyma 29 Nisan 2012
  10. nilüfer 09 Nisan 2012
  11. çiğdem 03 Nisan 2012
  12. sena 02 Nisan 2012
  13. nalan 02 Nisan 2012
  14. Deliçoban 31 Mart 2012
  15. gülseren 27 Mart 2012
  16. sanane 23 Mart 2012
  17. deniz 22 Mart 2012
  18. elif 13 Mart 2012
  19. gül 04 Mart 2012
  20. nurse 01 Mart 2012
  21. ilayda 13 Şubat 2012
  22. gül 30 Ocak 2012
  23. filiz 30 Ocak 2012
  24. büşra 28 Ocak 2012
  25. filiz 28 Ocak 2012
  26. filiz 28 Ocak 2012
  27. ilayda 27 Ocak 2012
  28. derya 27 Ocak 2012
  29. deniz 27 Ocak 2012
  30. betül 26 Ocak 2012
  31. deniz 25 Ocak 2012
  32. betül 22 Ocak 2012

Yazı hakkında yorum bırakın